رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا، فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا، وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ.
رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Ses yüklenemedi. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Ey Rabbimiz! İman ettik; bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!
Biçim: “İğfir” (اغْفِرْ) ve “kınâ” (قِنَا) fiilleri. Kişinin kendi imanını vesile kılarak günahlarının bağışlanmasını dilediği bir duadır (الإيمان بالله).
Şeyh Abdurrahman es-Sa'dî'nin tefsiri
16-17. İlimde derinleşmiş, ilim ve iman ehli kimseler, günahlarının bağışlanması ve cehennem azabından korunmak için imanları ile Rablerine yalvarır ve yönelirler. İşte bu, Yüce Allah’ın sevdiği vesilelerden (tevessül çeşitlerinden)dir. Kul Rabbine, Allah’ın kendisine lütfetmiş olduğu iman ve salih amelleri vesile kılarak Allah’ın kendi üzerindeki nimetlerini -mükâfaatın elde edilmesi ve cezanın da uzaklaştırılması sureti ile- tamamlamasını ister.
Daha sonra Yüce Allah bu hayırlı kullarını en güzel nitelikler ile vasfetmektedir ki bunların ilki “Allah’ın rızasını isteyerek nefsi, Allah’ın sevdiği şeylerin sınırında tutmak” demek olan sabırdır. Onlar Allah’a itaat üzere sabrederler, O’nun masiyetlerine karşı sabrederler ve can yakıcı ilahi takdire sabrederler. Söz ve fiillerde “sıdk/doğruluk” da onların sıfatlarındandır. “Sıdk”, iç ile dışın aynı olması ve Sırat-i Müstakimi izlemekte samimi ve kararlı olmak demektir.
Yine “gönülden boyun eğmek ve itaat üzere devam etmek” demek olan kunût da onların sıfatları arasındadır. Hayır yollarında fakirlere ve muhtaçlara infak etmek, özellikle de seher vakitlerinde Allah’tan mağfiret dilemek de bu hayırlı kulların nitelikleri arasındadır. Bunlar gece namazlarını seher vaktine kadar devam ettirirler ve bu vakitte de oturup Yüce Allah’tan mağfiret dilerler.
İmam İbn Kesîr'in tefsiri
İbn Kesîr, bu salih kimselerin devamında sabırlı, doğru sözlü ve alçak gönüllü kimseler olarak nitelendirildiğini; sadaka verdiklerini ve seher vakitlerinde bağışlanma dilediklerini belirtir.
Baghawî Tefsiri
“...‘Şöyle diyenler...’” Dilersen “ki onlar” kelimesini, “sakınanlar için” ifadesiyle uyumlu olacak şekilde cer hâlinde değerlendirebilirsin. Dilersen yeni bir cümlenin başlangıcı olarak merfû kabul edebilirsin.
Ayrıca mansûb olması da mümkündür; bu durumda anlamı şöyle olur: “Şöyle diyenleri kastediyorum...”
“...‘Rabbimiz! Şüphesiz biz iman ettik...’” Yani hakkı tasdik ettik.
“...‘Öyleyse günahlarımızı bağışla...’” Yani onları bizim için ört ve bizi bağışla. “...‘Ve bizi Ateş’in azabından koru!’...”
Sahih-i Buhârî’de (1145) Rabbin son gecenin üçte birinde dünya semasına indiği vakitte bağışlanma dilemenin fazileti rivayet edilmiştir.