فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ، وَالْأَرْضِ أَنْتَ، وَلِيِّي فِي الدُّنْيَا، وَالْآخِرَةِ تَوَفَّنِي مُسْلِمًا، وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ.
فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ أَنْتَ وَلِيِّي فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ تَوَفَّنِي مُسْلِمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
Ses yüklenemedi. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
"Ey Rabbim! Mülkten bana (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni salihler arasına kat!"
Kalıplar: Yaratıcı’ya hitap (فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ) ve “teveffenî” (تَوَفَّنِي) ile “elhiknî” (أَلْحِقْنِي) fiilleri. Yeryüzündeki kudretin zirvesinde ve aileyle yeniden kavuşmanın ardından yapılan bir dua.
Şeyh Abdurrahman es-Sa'dî'nin tefsiri
Yüce Allah Yusuf’a yeryüzünde verdiği imkânları ve hükümdarlığı kemal noktasına ulaştırıp annesi, babası ve kardeşleri ile gözünü aydın ettikten, ona oldukça büyük bir ilmi lütfettikten sonra o, Yüce Allah’ın nimetini ikrar ederek, bu nimete şükrederek ve İslâm üzere sebat için dua ederek dedi ki: “Ey Rabbim, sen bana hükümranlık verdin.” Çünkü Yusuf, hazine işlerinin başında idi. Onların idaresinden sorumluydu ve hükümdarın pek büyük bir veziri idi. “Ve bana rüya yorumunu.”
Hem indirmiş olduğun kitapların yorumunu hem rüya yorumunu hem de başka çeşitli bilgileri “öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da âhirette de benim dost ve yardımcımsın. Benim canımı müslüman olarak al” Yani müslümanlığımı sürekli kıl ve müslüman olarak canımı alıncaya kadar İslâm üzere bana sebat ver.
Bu, Yusuf’un erken ölmek için yaptığı bir dua değildir. “ve beni” üstün peygamberler ve seçkin kulların oluşturduğu “salihlere kat!”
İmam İbn Kesîr'in tefsiri
İbn Kesîr şöyle belirtir: “Bu dua; tevhidi ikrar etmeyi, Yaratan’ın yüceliği karşısında boyun eğmeyi ve iman üzere güzel bir sonla ölmeyi dilemeyi bir araya getirmiştir.”
Baghawî Tefsiri
“…Rabbim! Bana gerçekten mülkten (büyük bir pay) verdin…” Yani Mısır’da hükümranlık. Mülk ise siyaset ve yönetim yoluyla başkaları üzerinde güç sahibi olmaktır.
“…ve bana olayların yorumunu öğrettin…” Yani rüyaların yorumunu. “…Yaratan…” Yani: Ey Yaratan! “…göklerin ve yerin…” Yani onların yaratıcısı. “…Sen benim velimsin…” Yani işimde yardımcım ve kefilimsin.
“…dünyada ve ahirette. Canımı sana teslim olmuş olarak al…” Yani: “Hayatımın, sana teslim olmuş olduğum hâlde sona ermesini sağla.” “…ve beni salihlere kat!” Burada kastedilen, peygamber olan atalarıdır.
Sahih el-Buhârî’de (No. 4437), Âişe’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Muhammed’in vefatından önce söylediği son sözler şunlardı: “Allah’ım! En Yüce Topluluk’la (er-Refîku’l-A‘lâ) birlikte olmayı nasip et!” (Allahümme fi’r-Refîki’l-A‘lâ).