Anne Babaya Merhamet ve Dua
رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا.
رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا
Ses yüklenemedi. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!" diyerek dua et.
Biçim: “İrhamhumâ” (ارْحَمْهُمَا — ikisine de merhamet et) emir kipindedir. Bu, Allah’ın anne babaya, onların yetiştirme ve bakımına şükranla dua edilmesini emreden doğrudan Kur’anî buyruğudur.
Şeyh Abdurrahman es-Sa'dî'nin tefsiri
“Onlara merhamet dolu tevazu kanadını ger.” Onlardan korktuğun yahut onlardan birşeyler umduğun için vb. gibi ecir alınmayacak bir maksat dolayısıyla değil de sevabını umarak onlara karşı alçakgönüllü ol ve onlara merhametinden dolayı bu şekilde davran ve “De ki: Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl (merhametle) yetiştirdilerse sen de onlara öyle merhamet et!” Yani hayattayken de öldükten sonra da onlara rahmete nail olmaları için dua et!
Bu da onların seni küçükken terbiye edip büyütmelerinin bir karşılığı olsun. Bundan şu anlaşılmaktadır: Terbiye ve yetiştirme ne kadar ileri derecede olursa hak da o kadar çok olur. Aynı şekilde bir kişinin, din ve dünyası hususunda -anne babası dışında- güzel bir şekilde terbiyesini üstlenen kimselerin de terbiye ettikleri o kişiler üzerinde böyle bir yetiştirme hakkı vardır.
İmam İbn Kesîr'in tefsiri
İbn Kesîr şöyle belirtir: “Allah, anne babaya, büyük emekleri ve geceleri uyanık kalarak gösterdikleri özveri için bir şükran ifadesi olarak, hayattayken de vefatlarından sonra da dua edilmesini emretmiştir.”
Baghawî Tefsiri
“...Onların önünde tevazu kanadını indir...” Yani onlara karşı yumuşak davran ve onların önünde alçakgönüllü ol. Urve bin ez-Zübeyr şöyle demiştir: Onlara karşı öyle yumuşak davran ki, istediklerini yapmaktan geri durmayasın. “...Merhametle...” Yani merhamet göstererek.
“...Ve de ki: ‘Rabbim! Küçükken beni yetiştirip büyüttükleri gibi onlara merhamet et’...” Burada, ikisinin de mümin olduğu zaman kastedilmektedir.
İbn Abbas şöyle demiştir: Bu ayetin hükmü, Yüce Allah’ın şu sözüyle kaldırılmıştır: “Peygamberin ve iman edenlerin, müşrikler için bağışlanma dilemeleri uygun değildir...” (et-Tevbe suresi, 113. ayet)
Abdullah bin Amr’dan, Hz. Peygamber’in (Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Allah’ın hoşnutluğu, anne babanın hoşnutluğundadır; Allah’ın gazabı da anne babanın gazabındadır.” (et-Tirmizî, İbn Hibbân)
Ebû Saîd el-Hudrî’den rivayet edildiğine göre, Allah Resulü (Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun) şöyle buyurmuştur: “Başa kakan, anne babasına karşı gelen ve sarhoş edici içki tüketen kimse cennete giremez.” (en-Nesâî, Ahmed, ed-Dârimî)
Sahih Müslim’de (No. 1631), Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur: “İnsan öldüğü zaman, üç şey dışında amelleri kesilir: devam eden sadaka, kendisinden yararlanılan ilim ve ona dua eden salih evlat!”